Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıları 1

  • Home
  • Tarih
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıları 1
atatürk

Bir Amerikalı kadın gazeteci, Mustafa Kemal Atatürk’e:

”İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz ? ” diye sormuş ve şu cevabı almıştı:

”Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş zaten kendi kendine yürür.” 

1.”Laiklik, adam olmaktır.”

atatürk

 

Kılıç Ali anlatıyor:

İlk mecliste bir gün laiklik konusu oluyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk o gün meclise başkanlık ediyordu.Meclisin tanınmış din alimlerinden bir vatandaş kürsüye geldi. Alaycı bir tavırla:

 ”Arkadaşlar bir laikliktir gidiyor. Afedersiniz ben bu lağikliğin manasını anlamıyorum, nedir bu laiklik ? ” diye söze başlarken riyaset makamında bulunan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış, oturduğu yerden elini kürsüye vurarak:

”Adam olmaktır Hocam, adam olmak! ” diyerek Hoca efendinin sualini cevaplandırmıştır.

2.Japon veliahtının Türkiye’yi ziyareti

atatürk

Japon Veliahtı Türkiye’yi ziyarete gelmiştir. Büyük ve mükellef bir ziyafet sofrasında yenilir, içilir. Atatürk, bir aralık Japon tarihinden söz açar ve bir meydan muharebesini anlatır.

Japon veliahtı hayret etmiştir. Atatürk, tarihten mitolojiye geçer ve yine Japon mitolojisinden konuşmaya devam eder. Veliaht’ın ağzı açık kalır.Söz nihayet edebiyata intikal eder, Atatürk:

”Japon Şiiri’nin dünya edebiyatında çok büyük etkileri vardır…” diyerek meşhur Japon şairlerinden mısralar okur. Veliaht;

”Bunları nereden biliyorsunuz?” diye soramaz. Fakat Atatürk’ün bilgi ve hafızasına hayran kalmıştır. Ama Atatürk hep böyledir. Her şeyi planlı yapar ve uygular. O, bütün bunları, veliaht gelmeden on gün önce tercümeler yaptırarak öğrenmiştir.

3. Mustafa Kemal: Herkes için lüzumlu bir ihtar…

atatürk

Muzaffer Kılıç anlatıyor:

Erzurum‘dan kongre için Sivas‘a geldiğimizde, Mustafa Kemal’in karargahı olarak, Sivas lisesini hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı:

Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı. (Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanları)

Süleman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı (Zamanın Süleyman’ı da olsan bırakırsın bu dünyayı)

Mustafa Kemal Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey’i çağırttı. Beyti ona okuttu. Mazhar Müfit:

”Paşa’m, bu sizin için yazılmış değil.” deyince, Atatürk:

”Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır.” cevabını verdi.

 

4. Mustafa Kemal: ”Merhaba asker!”

atatürk

 

Ziya Kılıç anlatıyor:

Yıl 1909… Beşinci kolordu kurmay başkanlığına katılan Yüzbaşı Mustafa Kemal, Selanik’teydi. 38. Merkez Alayı Kumandanı Albay Saadettin Bey tedavi için İstanbul‘a gitmek üzere izin aldı.

Saadettin Bey’in, yerine kimi bırakacağını herkes merak ediyordu.Sonradan Saadettin Bey’i Kolağası Mustafa Kemal’in temsil edeceğini öğrendik.Şaşırdık. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk henüz kıdemli bir yüzbaşıydı,kendinden daha üst rütbede olanlar vardı.

Büyük rütbeli subayların şaşkınlıkları çabuk geçti. Mustafa Kemal, bütün subaylara kendini sevdirmişti. Kenti gezerken, halka karşı davranışlarına tanık olanlar, kendisine hayranlık duyuyorlardı.Şimdi, onun böyle görevde ne yapacağı merak ediyorduk.

Alayın Mustafa Kemal tarafından teslim alındığı günü, belki de tarihimizde önemli bir dönüm noktası olarak kabul etmemiz doğru olur.

Ogün Mustafa Kemal alayı selamlamaya beyaz bir atın üzerinde gelmişti. Bütün gözler ondaydı. Alay’ın önüne gelince selam durumuna geçti, sonra hızla atından yere atladı. Yürüyerek askeri selamlayacaktı.

”Selamün aleyküm asker! ” demesini bekliyorduk. Ama hiç beklemediğimiz bir şey oldu; Mustafa Kemal:

”Merhaba asker!” dedi.

Bu, ilk kez karşılaşılan bir durumdu. Askerler nasıl yanıt vereceklerini bilmiyordu. Birkaç saniyelik sessizliği İstanbullu askerler bozdular:

”Merhaba Bey’im…”

Ordu ilk kez bir kumandanından, ”Merhaba Asker” selamını almıştı.

 

5. Amerikalı kadın gazeteci

atatürk

 

Niyazi Ahmet Banoğlu anlatıyor:

Bir Amerikalı kadın gazeteci, Atatürk’e:

”İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz ? ” diye sormuş ve Mustafa Kemal Atatürk’ten şu cevabı almıştı:

”Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş zaten kendi kendine yürür.” 

 

6. Mustafa Kemal: ”Sizin kendinize mi itimadınız yok, Türk hanımının faziletine mi?”

atatürk

Muallimler Ankara‘da bir toplantı yapmışlar, bu içtimaya iki-üç muallim hanım da iştirak ederek salonda ayrı bir yere oturmuşlardı.

Muallim hanımların içtimaya gitmelerini hoş görmeyen meclisin sarıklıları Atatürk’e şikayete giderler. Atatürk kızarak:

Kimmiş muallimler cemiyet reisi ? Çağırın onu!”der. Mazhar Müfit birkaç dakika sonra içeri girince gürleyen bir sesle ona çıkışır:

”Siz Muallimler içtimada ne yapmışsınız ? Ne ayıp şey bu?” Mazhar Müfit şaşakalır. Mustafa Kemal Atatürk’ten bu hareket mi beklenirdi? Sarıklılar muzaffer bir beşaretle gülmektedir. Sarıklılar neşe içinde iken, Gazi’nin sesi hep aynı tonda devam eder:

”Olur şey değil,olur şey değil! Mazhar müfit hala ayakta ve hala ne diyeceğini şaşırmış bir halde cevap vermeye çalışır:

”Efendim vallahi…”

”Bırak bırak ben hepsini biliyorum; içtimaya muallime hanımları da çağırdınız. Fakat onları niye ayrı sıralara oturttunuz ? Sizin kendinize mi itimadınız yok,Türk hanımlarının faziletine mi ? Bir daha öyle ayrılık gayrılık görmeyeyim, anladınız mı ?”

 

7. Atatürk: ”Genelgeyle devrim olmaz.”

atatürk

Ahmet Hidayet Reel anlatıyor:

1924 yılının ilkbaharıydı. Erzurum ve Pasinler’de depremde birçok köyün evleri yıkılmıştı. Zarar gören halkla görüşmek için Pasinler’e gelen Mustafa Kemal Atatürk, halkın içinde ihtiyar bir köylüye yaklaştı:

”Depremde çok zarar gördün mü, baba ?” diye sordu. Atatürk ihtiyarın şüphesini görünce tekrar sordu:

”Hükümet sana kaç lira verse, zararını karşılayabilirsin ?” İhtiyar, Kürt şivesiyle:

”Valle Padişah bilir!” dedi. Mustafa Kemal Atatürk gülümsedi. Yumuşak bir sesle:

”Baba, Padişah yok;onları siz kaldırmadınız mı ? Söyle bakalım zararın ne ? ” intiyar tekrar etti:

”Padişah bilir!…” Bu cevap karşısında kaşları çatılan Atatürk, Kaymakam’a döndü:

”Siz daha devrimi yaymamışsınız.”dedi. Bu sırada görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla ortaya atılan tahrirat katibi:

”Köylere genelge yolladık Paşam.” dedi. Atatürk’ün fırtınalı yüzü, daha çok karıştı:

”Oğlum”dedi,”Genelgeyle devrim olmaz!…” 

 

8. Japon veliahtının Türkiye’yi ziyareti

atatürk

Japon Veliahtı Türkiye’yi ziyarete gelmiştir. Büyük ve mükellef bir ziyafet sofrasında yenilir, içilir. Atatürk, bir aralık Japon tarihinden söz açar ve bir meydan muharebesini anlatır.

Japon veliahtı hayret etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, tarihten mitolojiye geçer ve yine Japon mitolojisinden konuşmaya devam eder. Veliaht’ın ağzı açık kalır.Söz nihayet edebiyata intikal eder, Atatürk:

”Japon Şiiri’nin dünya edebiyatında çok büyük etkileri vardır…” diyerek meşhur Japon şairlerinden mısralar okur. Veliaht;

”Bunları nereden biliyorsunuz?” diye soramaz. Fakat Mustafa Kemal Atatürk’ün bilgi ve hafızasına hayran kalmıştır. Ama Atatürk hep böyledir. Her şeyi planlı yapar ve uygular. O, bütün bunları, veliaht gelmeden on gün önce tercümeler yaptırarak öğrenmiştir.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıları 2 yazısını okumak için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
1005
Tags:
5 3 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
4 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Deniz
Deniz
2 yıl önce

Bayıldım

Müco
Müco
2 yıl önce

Bu gerçekten muhteşemdi 😍

Sıla
Sıla
2 yıl önce

Daima sevgiyle…

trackback

[…] Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıları 1‘i okumak için tıklayınız. […]