TÜRKLERDE Kİ HÂKİMİYETİN SEMBOLÜ / KIZILELMA

TÜRKLERDE Kİ HÂKİMİYETİN SEMBOLÜ / KIZILELMA

 

Kızılelma, Türklerin fetih ve hâkimiyet anlayışını temsil eden sembollerden birisidir ve bir ideal olarak uzak ve erişilmez bir hedefi temsil eder. Bazen de İstanbul, Roma, Viyana, Estergon, Budin gibi çeşitli şehirlerin ifadesinde kullanılır.

Bununla beraber kavram Osmanlı döneminde yazılmış edebî metinlerde uzun bir süre Roma’nın karşılığı olarak kullanılmıştır. Kızılelma’nın izine farklı medeniyet ve toplumlarda rastlamak mümkündür.

Yunan mitolojilerinden Avrasya mitolojilerine karşı konu olan Kızılelma daima hâkimiyetin sembolü olmuştur.

Kızılelma imgesi, ulaşılması gereken bir yeri, fethedilmesi gereken bir beldeyi ifade ettiği gibi kimi zaman bir devlet kurma idealini, kimi zaman cihan hâkimiyeti idealini, kimi zaman da Türk birliği idealini ifade etmiştir.

 

Bazı araştırmacılar için de Kızılelma ilk olarak Orta Asya’da Türklerin arasında doğan bu ülkü, Ergenekon destanında Ergenekon’dan dışarı çıkarak eski yurtlarını yeniden ele geçirme anlayışı olarak görülmektedir.

 

Bu anlayışla Oğuzlar için Kızılelma, hangi yöne gidilirse gidilsin hedefleri ve kazandıkları zaferleri temsil eden bir simge haline gelmiştir.

Türkler tarafından en yoğun biçimde kullanılan renkler al ve kızıl olmuştur.

Bu renkler Türklerin kumaş ve dokumalarında ilk tercih edilen renk olmasıyla birlikte Orta Asya’dan Anadolu ve Balkanlar’a göç eden Türkmen toplulukların kendi boylarını göstermek amacıyla başlarına sardıkları başlıklarda kullanılmıştır.

Eskiden Türkler Altaylardaki Kızılelma’ları mukaddes olarak görüp onların şerefine bayramların düzenlendiği aktarılmıştır.

 

”Dünyanın ortasında bir dağ var; bu dağın üzerinde bir elma ağacı var, adı Jambu; bu, Türkçe elma demektir. Bu elmaya sahip olmak için dünyanın dört bir tarafından hükümdarlar geliyor; kuzeyden Türkler geliyorlar. Bu elmaya sahip olan dünyaya sahip olacaktır. Büyük hükümdarların, mabutların vücutlarında bu elmayı gösteren işaretler vardır. Bu suretle elma dünya hâkimiyetinin sembolü oluyor.”

 

 

Bazı kaynaklarda Ağaç Bayramı olarak geçen Kızılelma Bayramı kışın en soğuk olduğu zamanda, 25
Aralık’ta kutlanırdı. 21 Aralık’ta en uzun gecenin yaşandığı ve ardından gündüzün geceyi yendiği gün olarak görülmesiyle 25 Aralık Kızılelma Bayramı’nın kutlandığı gün olmuştur.

Kızılelma Bayramı gecesinden sabaha kadar dallarında kızıl elma döşeli ağacın etrafında sabaha kadar “inderbay” adı verilen halk oyunu oynayarak güneşi geri dönmeye çağırarak en özel dileklerini bu gecede dilerlerdi.

Osmanlı Döneminde Kızılelma

Osmanlı üzerine çalışmaları olan bir dizi araştırmacılar Kızılelma’nın ilk temel dayanağını Osman Bey’in gördüğü rüyaya dayandırırlar. Osman Bey’in rüyasındaki ağaç ile hayat ağacı arasında bir bağlantı kurmak mümkündür.

Rüyadaki ağaç Osman Gazi’nin göğsünden çıkarak gölgesi dünyayı sarar, gölgesinin altında dağlar bulunur ve bu dağlardan sular çıkar.25 Osmanlı İmparatorluğu’nda hâkimiyetin alâmeti olarak kabul edilen Kızılelma, sultanların minyatürlerine yansımıştır.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde yer alan söz konusu on iki minyatürün ilkinde Osman Gazi elinde bir Kızılelma tutmaktadır. Sırayla portrelerde Sultan Orhan sağ elinde bir altın küre (Kızılelma) ve I. Murat sağ elinde mendil ile sol elinde altın bir küre tuttuğu görülmektedir.

 

Kızılelma, Fatih Sultan Mehmet’ten III. Selim’e kadar Türk ordusunun dilinden düşmemiş ve sürekli “Padişahım, biz senin uğrunda ta Kaf Dağı’nın ötesine Kızılelma’ya dek varırız” sözünü tekrarlamışlardır.27 Kızılelma sadece askeri kesimler arasında yaygın olmamış aynı zamanda halkın, ilim erbabının ve yabancıların dilinde de yer almıştır.

 

Ziya Gökalp’in Kızılelma tanımlaması ise şöyledir:

Zemini mefkure, semâsı hayal
Bir gün gerçek, fakat şimdiki masal
Türk medeniyeti taklitsiz, safi
Doğmadıkça bu yurt kalacak hafi

 

Osmanlı Kızılelma’sı ondan önceki Türk toplulukların aksine soyut bir kavram olmak yerine somut bir kavram haline geldiği söylenebilir. İki Kızılelma mukayese edilirse Osmanlı’dan önceki Kızılelma’nın bir düşüncenin ürünü olduğu Osmanlı’da ise fethedilecek yerlere verilmiş bir kavram olmuştur.

 

Kızılelma üzerine derinlemesine bir araştırma yapıldığında Avrupa kültüründe izlerine rastlamak mümkündür. Yunan mitolojilerine bile konu olan bu sembolün izleri sadece medeniyet kuran toplumlarda değil ayrıca dünyanın büyük bölümüne egemen olan dinlerin kutsal kitaplarında da görülmektedir. Kutsal kitaplarda elma figürüne bilgi, ölümsüzlük ve günahın sembolü, Avrasya kültürleri içerisinde ise sevgi, cinsellik, doğurganlık, yaşam, bilgi, karar ve zenginliğin sembolü olarak rol oynamıştır.

 

Farklı Toplumlarda Kızılelma Temsiliyeti

Türklerin dışında diğer medeniyetlerde Kızılelma figürünü andıran sembolizmi kullandıkları görülmektedir. Bunun ilk örneği bir yunan mitolojisinde tasvir edilmiştir. Mitolojiye göre Kaz Dağı’nda Afrodit, Hera ve Athena arasında bir güzellik yarışması yapılmıştır.

Tanrılar bir düğün için toplandıklarında bu düğüne davet edilmeyen Eris düğün eğlencesini bozmak için adı geçen tanrıçaların bulundukları yere birer altın elma atar. Bu altın elmaların üzerinde “en güzeline” yazılı olduğu ve bu yazıyı gören üç tanrıça arasında bir tartışmanın başladığı anlatılmaktadır.

Tanrıların tanrısı olarak simgelenen Zeus bu tartışmaya son vermek amacıyla en güzeli seçmesi için Paris’i görevlendirir. Paris bu üç tanrıçadan en güzelinin Afrodit olduğunu söyleyerek altın elmayı ona verir.9 Dünya tarihinde “Golden Apple” olarak bilinen tabirin buradan ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.

 

Elma, Avrasya kültürleri içerisinde ise sevgi, cinsellik, doğurganlık ve yaşam, bilgi ve karar, zenginlik sembolü olarak rol oynar. Elma ölüm ile yaşamı kendi içinde taşıyan bir sembol halini gelmiştir. Altın Elma, çeşitli milletlerin hikâyelerinde veya masallarında rastlanan bir unsurdur. Hikâye ve masalların temalarında çalınan elmalar Herkül gibi kahramanlarca geri getirilmektedir. İskandinav mitolojilerinde ölümsüzlüğün kaynağı ve İrlanda mitolojilerinde ise öteki dünyada elma dalının bir parçası olarak betimlenmiştir.

 

Diğer yazılarımızı okumak için tıklayınız.

 

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
Tags:
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments