Dünyadan Saklanan Gerçek Epifiz Bezi

  • Home
  • Bilim
  • Dünyadan Saklanan Gerçek Epifiz Bezi

Gerçekleri görme yeteneğimizi kaybettiğimizi söylersem ve bu durumun yok edilmesi için uğraşıldığını duysanız ne düşünürdünüz? Gelin şimdi bu yetenek bizde nasıl hep vardı? Nasıl yok oldu? Kim nasıl yok etmeye çalıştı? Onu konuşalım. Beynimizde bulunan öyle bir organ vardır ki , belki evrenin en büyük gizemlerinden biri; Epifiz bezi. Nedir bu Epifiz bezi ?  Neden gizleniyor ? Tarih boyunca araştırılmış fakat gerçekliği tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Bundan dolayı mistik bir organ olarak kalmıştır.

Dünyadan Saklanan Gerçek Epifiz Bezi

Öncelikle eskiden itibaren kendisine üçüncü göz, yaşam kozalağı, kutsal kozalak veya ruh molekülü denmiştir. Rivayete göre de bu bezin efsanevi özellikleri vardır. Epifiz Bezi Descartes tarafından açıklanmıştır. Descartes, epifiz bezinin vücut ile zihin bağlantı noktası olduğuna insan ruhunun vücutla birleştiği mistik bir organ olduğuna inanmış ve hatta tezine göre Epifiz Bezinin beyinde çifti olmayan tek bölgedir demiştir, iki kulağımızın duyduğu sesleri tek ses halinde algılamamızı sağlayan organ o olmalıdır diye söylemiştir.

Epifiz bezi biyolojik olarak beynimizin tam ortasında bulunuyor ve bir nohut tanesi büyüklüğünde olduğu söyleniyor.  Rivayete göre bu bez çam kozalağına benzetilmiştir. Bu kozalaklı yapıya eski mimaride ve Buda heykellerinde oldukça sık rastlıyoruz aslında günlük hayatımızın oldukça içinde görünüyor. Ne işe yarar bu bez biraz ondan bahsedelim. Kutsal Kozalağımızın asıl görevi beyinde serotonin ve melatonin salgısını gerçekleştirmek.

Peki nedir bu serotonin ve melatonin ?

Serotonin oldukça sık duyduğumuz bu hormon bildiğimiz günlük hayatta çikolata yerken dahi salgıladığımız mutluluk hormonu hayattan tat almamızı sağlayan hormondur. Melatonin ise büyüme hormonudur. Melatonin karanlıkta salgılanır, bu yüzden tıp dünyasında sıkça duyduğumuz 02.00 – 04.00 da mutlaka uyuyun diye söyledikleri bu saat aralıkları biliniz ki, melatonin gün ışığında salgılamasını durdurduğundandır. 07.00-09-00 arası salgılamayı bırakır. Melatonin bu sonsuz döngüsünü çevresel ortama göre düzenler, Melatonin ayrı zamanda kanseri önler ve bağışıklığı güçlendirir.

Araştırmalara göre 1-2 yaşına geldikten sonra bu hormon büyümez hatta Amerika’nın araştırmasına göre 17 yaşlarına geldiğimizde bu bezin kireçlenmeye başladığı yöndedir. Peki neden kireçlenir? Epifiz bezi hepimizin duyunca  şok olacağı bir maddenin hayatımızda normalmiş kullanılmasından bu madde sodyum florid. Nedir peki bu sodyum Florid ? Sodyum Florid diş macunlarının içinde bulunan ve dişlere iyi geldiği söylenen bir maddedir. Hatta 90lı yıllarda, Jenıffre Luke bunun hakkında çalışma başlatmış ve bu maddenin kullanılma hedefinin epifiz bezi olduğunu ve epifiz bezinin en çok sodyum floridi çektiğini söylemiştir. Bu şekilde epifiz bezi ölüyor.

Epifiz bezinin salgıladığı başlıca hormonlardan biride DMT (Dimeltiltriptamin) dir.

Bu organın salgılanması oranı doğum ve ölüm anında diğer anlardan daha fazladır. Doğum anında annenin, anı kaydetmemesini sağlar. Mutluluk salgılar öyledir ki hiçbir kadın doğum sancısını bilince kaydetmez. Bu yüzdendir ki anne ağır doğum sancısına katlanacak olsa dahi hamilelikten vazgeçmez. Doğumda trans ve mutluluk hali gerçekleşir. Bebek zaten uyku halindedir, hayata sıkıntısız geçiş yapar. Bebek büyüdükçe epifiz bezi küçülür. Ruh molekülü küçüldükçe ruhsal boyutla ilişki de azalmış olur. En çok doğum ve ölüm arasında salgılandığındandır ki, adı ruh molekülü olmuştur. Küçük bir dipnot verecek olursam; DMT hormonunun salgılanması çoğunlukla rüya gördüğümüz zamanlar denk gelir. O yüzdendir ki rüyalarımızın dakikalarca gördüğümüzü sanmış olsak bile rüyalarımız 20 saniyeyi geçmez.

 

İNCİ MENET

Diğer yazılarımızı okumak için tıklayınız.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
Tags:
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments