Cadılık ve Kadınlık 2

cadılar

Tarihte Karşımıza Çıkan İlk “Cadı”

Bilindiği üzere tarihte ilk bilinen cadı kadındır. Heretiklik sonucunda cadılık ile örtüşen ilk dava 1324 senesinde İrlanda’da görülmüştür. Alice Kyteler’in davaya çıkmasının nedeni ise 10 kişiden oluşan bir ekibi toplaması ve şeytana ibadet ettikleri varsayımıdır. Lady Alice’in şanslı olduğu  tek konu ise soylu bir kökenden gelmesi bunun yanında nüfuz sahibi arkadaşlarının olmasıdır. Sonuç olarak hakkında çıkan tutuklama kararından sonra arkadaşları yardımıyla İngiltere’ye kaçmış.  Kaçmasının hemen arkasından Aforoz edilmiş, kilise tarafından tüm servetine el konulmuştur. Fakat bu topluluk içerisinde adı geçen ve hizmetçisi olan Meath yargılanmaktan kurtulamamıştır. Topluluk içerisinde yer aldığı gerekçesi ile kazığa bağlanarak yakılmış ve tarihe yakılarak infaz edilen ilk heretik cadı olarak geçmiştir. Yine bilindiği üzere bu davanın kayıtları günümüze kadar ulaşmıştır.

cadılar

Cadılık Deneyleri

Yapılan ihbarlar üzerine gözaltına alınan ve cadı olduğu net olarak belli olmayan sanıklara uygulanan işkencedir. Bu davalara bakan hakimlerin asıl hedefleri sanığın kesin cadı olarak yargılanması için yeterli tanık ve delil bulmaktır. Bu nedenle itiraf yolları denenmiş başarılı olunmayınca ise deneylere başvurulmuştur. İtiraf edebilmelerini sağlamak için yapılmış ilk kayıtlı işkence 1228 senesinde Verona’da bir kilisede gerçekleşmiştir. Yapılan bu deneylerde kullanılan yöntemler;

Su deneyi: Kaynar su ile yapılan bu deneyde sanığın cadı olup olmadığını yaralarının iyileşme süresine göre tespit edebiliyorlardı. Bu deneyin bir de soğuk su ile yapılanı mevcuttu ki onda ise sanık elleri kolları bağlı bir biçimde akarsuya atılıyor. Yardım almaksızın hayatta kalmayı başarıp su yüzeyine çıkıyorsa cadılık ile yargılanıyordu.

 

Ateş deneyi: Sanık ateşe atılan bir nesneyi almaya zorlanıyor. Oluşan yaranın iyileşme sürecine göre hüküm veriliyordu.

 

İğne deneyi: Aralarında en dikkat çeken deney olmakla beraber inanışa göre vücutta cadılık alameti olarak görülebilecek işaretler vardı. Benler, lekeler … vb. bu deney ile sanığın vücudu ilk önce tıraşlanır daha sonrasında çıkan bu işaretlere iğneler batırılır. Sanığın tepkisi ölçülürdü. Eğer acı çekmiyor ve kanamıyor ise cadı olarak kabul edilirdi.

Gözyaşı deneyi: İnanışlarına göre cadılar hissiz varlıklardı. O nedenle sanığın ağlaması için uğraşılırdı. Eğer ağlarsa suçlama düşürülürdü.

 

Kantar deneyi: En ilginç deneylerden birisi olan kantar deneyinde, sanık kantar üzerinde tartılırdı. Kantardaki ağırlıktan hafif ise cadı, ağır ise büyücü olarak yargılanırdı. Suçsuz olabilmek için eşit ağırlıkta olması gerekmekteydi.
Tabut deneyi: En sık uygulanan deneyler arasında yer almakta olan bu deneyde büyücü/cadı gibi kişiler tarafından öldürülen cesede sanığın temas etmesi istenir sonucunda cesette bir değişim gözlenir ise o kişi cadı sayılırdı.

Bakacak olursak birden fazla deney yapılmış. Ve sonucunda sanık olan kişiye kendisini aklayabilmesi için alan ve zaman tanınmamıştır.

 

Diğer tarih yazılarımızı okumak için  tıklayın…

Diğer Deneyler ile ilgili yazılarımızı incelemek için tıklayınız…

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
19841
Tags:
5 4 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
trackback

[…] Cadılık ve Kadınlık 2 adlı yazımıza […]

Gizem
Gizem
2 yıl önce

😱😱